Karbon Ayak İzi Nedir ve Neden Önemlidir

Karbon Ayak İzi Nedir ve Neden Önemlidir?

Gezegenimizin atmosferi tıpkı bir sera gibi çalışır. Yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının neredeyse yarıya yakını yeryüzünden yansır. Atmosferimiz, sera gazı olarak da nitelendirilen karbondioksit, metan, su buharı, ozon, azot oksit vb. gazlar sayesinde yeryüzünden yansıyan güneş ışınlarının bir kısmını tekrar yeryüzüne gönderir. Bir battaniye işlevi gören sera gazları sayesinde yeryüzündeki ortalama sıcaklık, insanlar, hayvanlar ve bitkilerin hayatını sürdürmesine imkân verecek bir ısı düzeyini, 15°C’yi yakalar. Sera gazları olmasaydı, yeryüzünün ortalama sıcaklığı -18°C civarında olurdu. Sera gazlarının bu doğal etkisi “sera gazı etkisi” olarak adlandırılır. Karbon ayak izi, birim karbondioksit cinsinden ölçülen, üretilen sera gazı miktarı açısından insan faaliyetlerinin çevreye verdiği zararın ölçüsüdür ve iki ana parçadan oluşur: doğrudan ayak izi ve dolaylı ayak izi.

Türkiye’den 6 şehir, dünyada en yüksek karbon ayak izine sahip 500 il arasına girmiş durumdadır. Bu şehirler arasında İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Kayseri ve Gaziantep yer alırken, İstanbul’da bir kişi için ortalama karbon ayak izi 5.2 tondur. Bu durum, Türkiye’de yaşayan insanların ulusal ölçekteki ekolojik borcunun, dünya ortalamasından yüksek olduğunu gösterir. Bu illerdeki karbon ayak izini düşürmek bir gecede gerçekleşmez ancak günlük hayatta gerçekleştirilen faaliyetlerde küçük değişiklikler yapmak, büyük farkların ortaya çıkmasına sebep olabilir.

Sera gazı emisyonları

Elektrik üretimi ve ulaşımla ilgili faaliyetler, 1990’dan 2008’e sera gazı emisyonlarındaki yüzde 14’lük artışın yarısından fazlasını oluşturmaktadır. Araba kullanmak yerine toplu taşımaya geçmenin sera gazı azaltmaya olanak sağlayacağını tahmin etmektedir. Hem de ortalama kişi başına yüzde 10 oranında. Ayrıca akkor ampullerini kompakt flüoresan lambalara dönüştürerek toplu karbon ayak izlerini azaltabilir ve 9 milyar pound sera gazı emisyonunu önleyebiliriz.

İklim değişikliği

İklim değişikliği, büyük karbon ayak izlerinin nihai etkisidir. Sera gazları, ister doğal ister insan yapımı olsun, gezegenin ısınmasına katkıda bulunur. 1990’dan 2005’e kadar karbondioksit emisyonları yüzde 31 arttı. 2008 yılına gelindiğinde, emisyonlar, 1990 seviyelerine göre ışınımsal ısınmada yüzde 35’lik bir artışa veya Dünya’nın enerji dengesinde ısınmaya doğru bir kaymaya katkıda bulundu. ABD Çevre Koruma Ajansı’nın İklim Değişikliği Göstergeleri Raporuna göre, 2000 ile 2009 arasındaki on yıl, dünya çapında kaydedilen en sıcak on yıldı.

Kaynakların Tükenmesi

Büyük karbon ayak izleri, bir ülkenin ormansızlaştırma faaliyetlerinden bir evin artan klima kullanımına kadar, kaynakları büyük ve küçük ölçeklerde tüketir. Büyük karbon ayak izine sahip olanlar kaynakları ne kadar çok kullanırsa, sera gazları o kadar artar ve daha fazla iklim değişikliğine yol açar. Çevre Koruma Ajansı, enerji talebini dengelemek için farklı enerji kaynaklarının dikkate alınmasının ve mevcut olanların korunmasının gerekli olacağını öne sürüyor. Karbondioksit emisyonlarını olabildiğince azaltmak ve kalan emisyonları örneğin ağaç dikerek veya alternatif enerji çabalarını destekleyerek dengelemek, karbon ayak izinin olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı olacaktır.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir