0(0)

Ek Gıdaya Geçiş Eğitimi

Tarih: 26 Mayıs 2021

Açıklama

Eğitim Tarihi: 23 Mart saat 20:30

Bu eğitim en kafa karıştırıcı konulardan biri olan ek gıdaya geçiş ile ilgili tüm detaylara hakim olmanız için oluşturuldu. Bu eğitim, ebeveynlere ve bakım verenlere ek gıda sürecini sağlıklı ve keyifli bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor.
Fonksiyonel Tıp bakış açısıyla, Uzm. Dr. Hande NAMAL TÜRKYILMAZ ile bilgiye doyacağınız, kafanızdaki soru işaretlerini sileceğiniz bir seminer sizi bekliyor.

Eğitmen: Hande Namal Türkyılmaz hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

Ne Öğreneceğim?

  • Ek gıdaya ne zaman geçmeli?
  • Bebeğin hazır olduğunun göstergeleri nelerdir?
  • Hangi gıdalar tercih edilmeli?
  • Gıdalar nasıl hazırlanmalı?
  • Ek gıda sürecinde kullanılacak malzemeleri nasıl seçmeliyiz?
  • Klasik yöntem mi BLW mi, ikisi birlikte mi?
  • Öğünleri nasıl planlamalıyız?
  • Ne zaman kaç öğün verilmeli?
  • Besin gruplarının özellikleri nelerdir?
  • Ay ay verilmesi gerekenler?
  • Asla verilmemesi gerekenler?
  • Bebekteki alerji bulguları nelerdir?

Bu kursun konuları

Ek Gıdaya Geçiş Eğitimi

Ek Gıdaya Geçiş Eğitimi

Öğretmen hakkında

Merhaba, Ben Dr. Hande Namal Türkyılmaz.  Size özgeçmişimi sunmak yerine hikayemi kendim anlatmak istedim. 1985 İzmir doğumluyum ve bunun için kendimi hep şanslı hissetmişimdir. Başarılı bir ilköğretim hayatım oldu. 8. Sınıfta yapılan genel sınavlarda İzmir 1.si olduktan sonra 60. Yıl Anadolu Lisesi’nde lise eğitimimi tamamladım. Doktor olmak istediğime lise yıllarında karar verdim. Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesinde hocalarımızın bizimle birebir ilgilendiği, az kişi olmanın avantajı ile gerçek bir usta çırak ilişkisi ile kolej havasında bir tıp eğitimi aldım. Çocuk doktoru olmak istediğimde Türkiye’nin en büyük çocuk hastanesi olan İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Sağlığı ve Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi’ ni kazanarak uzmanlık eğitimime başladım Eğitimim sırasında Türkiye’nin her yerinden ve bunun yanısıra yurtdışından çok sayıda hasta gördüm. Çoğu meslektaşımızın adını sadece kitaplardan duyduğu pek çok nadir hastalığı tanıma fırsatım oldu. Eğitimim sırasında ilgi duyduğum ve o zamanlarda Türkiye’de henüz bir yan dal haline gelmemiş ve eğitimi olmayan gelişimsel pediatri alanında çalışmak üzere Amerika Virginia Üniversitesi’ne başvurdum ve kabul edildim. Benim için ufuk açıcı olan bu deneyim bakış açımı çok değiştirdi Başka bir klinik pratiğin, hasta odaklı bir bakış açısının mümkün olduğunu gördüm. Uzmanlığımda pek çok akademik çalışmaya katılarak poster birinciliği dahil başarılar elde ettim. Eğitimimi tamamlayıp uzman olarak göreve başlayıp bir süre çalıştıktan sonra hastalarımda giderek artan kronik hastalık olduğunu ve giderek bu hastalıkların görülme yaşının düştüğünü farkettim. Elimdeki argümanlarla -ki bunlar ilaç vermekten öteye gidemiyordu- yeterince faydalı olamadığımı hissetmeye başladım. Şikayetleri geçse ile bile içime sinmiyor, asıl sebebi çözmek, daha fazla yardımcı olmak istiyordum. Ben genelde büyük resme bakmaya çalışırım ve geçiştirmekten hiç hoşlanmam. Sadece şikayetleri giderip, buzdağının sadece üstüyle ilgilenmek bana göre değildi. Bu nedenle araştırmalarımı derinleştirdim ve bu yol beni Fonksiyonel Tıbba ulaştırdı. Fonksiyonel Tıp yaklaşımı tam da aradığım, eksikliğini hissettiğim elementti. Çünkü odağımı semptomatik tedaviden çok sağlıklı kalmaya çevirmek istiyordum. Sağlıklı kalmak, çocuklarımıza da kendimize de yapabileceğimiz en büyük yatırımı yapmaktı amacım. Sağlığımızın bozulduğu noktada da yine geçiştirmek değil kök sebebe inerek asıl sorunu çözmek ve ömür boyu kurtulunamaz denen hastalıklardan kurtulmak ve kurtarmak en güçlü motivasyonum oldu. Ben de  maddi manevi zorlayıcı olsa da Cleveland Clinic Institute For Functional Medicine ‘de fonksiyonel tıp eğitimini tamamladım. Ayrıca her yıl düzenli kongrelerine katıldım ve ek eğitim modülleri ile sürekli desteklemeye devam ediyorum. Bu süreçte Gaps Danışanlığı, Çocuk Testleri Uygulayıcılığı gibi eğitimleri de aldım. Fonksiyonel tıp ile tanışmamdan ve uygulamaya başlamamdan sonra hastalarımın olduğu kadar benim de hayatımda pek çok şey değişti. Hayalini kurduğum hekimliği yapmaya başladım. Hastalıklarla mücadelede elimdeki kartların sayısını arttırabilmek için Fitoterapi ve aromaterapi eğitimlerini de sağlık bakanlığı onayı ile aldım. Sağlık bir bütün ve bunu etkileyen pek çok etmen var. Beslenme, uyku, egzersiz, ilişkiler gibi. Bireye ait faktörler kadar ailenin de hayatının çok önemli olduğunu, bir aile olarak, bir bütün olarak iyileşmeden çocuğun da iyileşemediğini gördüm. Ben de –hastalarım bilirler- tüm aile bireylerini bir arada ele almaya başladım. Bu konseptte Halen İstanbul Ataşehir’de muayenehanemde hizmet vermeye devam ediyorum. Bu arada evli ve bir çocuk annesiyim. Klinik yaklaşımını en çok ne değiştirdi diye sorarsanız ne Fonksiyonel Tıp ne fitoterapi, ne aromaterapi derim. Cevabım net: Anne olmak!
2.50 (2 puanlar)

20 Kurslar

394 öğrenciler

ek gıdaya geçiş
250,00

Gereklilikler

  • Bebeğin hazır olup olmadığının belirlenmesi
  • Gıda seçimi
  • Gıdanın hazırlanması
  • Pişirme ve sofra araç gereçlerinin seçimi
  • Doğru beslenme alışkanlıklarının kazandırılması
  • Alerji bulgularının takibi

Bu Kurs Kimlere Göre?

  • Ek gıda sürecine başlayacak olan tüm ebeveynler, bakım verenler.
  • Ek gıda sürecine başlamış ancak daha net bilgiye ihtiyacı olanlar.
  • Çocuğuna doğru beslenme alışkanlıkları, sağlam bir beden ve sağlıklı bir gelecek hediye etmek isteyenler.
  • Çocuk beslenmesine ilgisi olan sağlık çalışanları.

Önerilen Kurslar

şekersiz de tatlı
Tüm Seviyeler

10 Mayıs 2021

Mindfulness Temelli Beslenme Farkındalığı Programı
Tüm Seviyeler

31 Mayıs 2021 (12 Haftalık Eğitim)